UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE
 
     Bağımlılık, kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre
bırakamaması, sürekli madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek arttırması ile karakterize edilen bir tablodur (Ögel, Taner ve Yılmazçetin, 2003).
     Bağımlılık karar verme süreçlerine bağlı bir durumdur. Bireyin yaşamındaki ilişkiler, yaşam düzenlemeleri ve sağlığına ilişkin kararları ve seçimleriyle ilgilidir. Seçimler ve yaşam biçimi ise bireyin ailesinden başlayarak zamanla içinde bulunduğu çevrelerden etkilenme yaşantılarına dayanmaktadır.
     Madde kullanımının sağlık, suç, yargı, sosyal refah, eğitim, güvenlik, ulaşım, ülke içinde ve ülkeler arası ticaret için bir dizi doğurguları vardır. Bu tür maddelerin kullanımı sadece gençlerin bireysel yaşamını olumsuz etkilemekle kalmaz, toplumu da etkiler. Cinayetlerin %60’ı, saldırıların %40’ı, tecavüzlerin %33’ü alkol kullanımı ile ilgilidir. Madde kullanımının fizyolojik etkileri algılamada, gerçeklik değerlendirmede sorun yaratmaktadır. Çünkü merkezi sinir sistemini ve diğer organları etkiler (Korkut, 2007).
BAĞIMLILIK YAPICI MADDE İSE,

     Beyin işlevlerini ve tüm bedensel yapıları etkileyerek, zamanla organ sistemlerinde kalıcı değişikliklere yol açan, ruhsal ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşam için gerekli olmayan doğal ya da yapay sahte iyi oluş hali ortaya çıkaran maddelerdir.

     AMATEM’e göre, yasal olan ya da olmayan, uyarıcı ya da uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan maddelerin tümüne “uyuşturucu madde” denilmektedir.
     “Madde Kullanımı/Bağımlılığı” dendiğinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle birlikte tütün ve alkol ürünleri de kapsanmaktadır. Tütün ürünleri ve alkolün ortalama düzeyde kullanımı bile ciddi kişisel ve sosyal sonuçlara yol açabilir.
                                                     BAĞIMLI BİREY ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAYBEDER 

     İnsan var oluşundan itibaren hep özgürlüğünü kazanma uğruna mücadeleler vermiştir, hala da vermektedir. Özgürlük, herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumudur. Dolayısıyla, herhangi bir maddeye bağımlı olan insanın özgür olamaz. 

                                                              KENDİNE OLAN GÜVENİ ZAYIFLAR 


    Maddenin neler yaptığını bağımlı olan kişi çok iyi bildiği için, maddenin yoksunluk anında örneğin kas sistemlerini kontrol edemeyeceği için tuvaletini tutamaz, tuvaletini tutamayan bir insanın kendine güvenmesinden de söz edilemez. Ya da madde bulabilmek için istemediği şeyleri yapmak zorunda kalır; kendi kararlarıyla değil, başkalarının yönlendirmeleriyle yaşayan kişinin de kendine güveninden söz etmek olanaksızdır. 

                                                          KENDİNİ KONTROL ALTINDA TUTAMAZ 

         Maddeye karşı gösterilecek irade kullanmak ya da kullanmamakla ilgilidir. Kullandıktan sonra merkezi sinir sistemi bozulduğu için insanın sağlıklı hareketlerde bulunması zaten beklenemez. Maddenin etkisindeyken kendisi dahil, etrafına zararlı bir insan haline gelebilir. 

                                                                       İDEALLERİNİ KAYBEDER 

      İnsan; HAYATTAN NE BEKLİYORSUN?” sorusuna birden fazla cevaplar verir. Eğer veremiyorsa sorun var demektir, bu sorunların en önemlisi de bağımlılıktır. Bağımlı olan kişiler bu soruya genel olarak;
"HİÇ" cevabını vermektedirler. Bu cevap da ideallerin kalmadığını göstermektedir. 

                                                             İNSANİ İLKELERİ YOK OLMAYA BAŞLAR

         Bağımlı kişi, maddenin etkisinde bir yaşam sürdürmeye başladığı ve maddenin denetiminde hareket ettiği için, yaşamla ilgili sorumluluklarını yerine getiremez.
          Maddeyi kullanmak başlı başına bir suçtur, ayrıca madde beraberinde de diğer suçları getirmektedir. 

        Bağımlı kişi: Maddeyi alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar, yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına hırsızlık yapmaya başlar, parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa zorlanırlar, ve en önemlisi; Narkotik Atasözü: "HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR!" Bu ne demek? Her içici para bulma uğruna etrafındaki insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan bu insanın başka bir yerden satın alma imkânı yoktur. Böylece uyuşturucu satıcıları için yeni bir para kaynağı oluşturulmuş olur.
BAĞIMLILIK YAPICI MADDELERDEN KORUNMA
            Önleme çalışmalarında bireyi madde kullanımına başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedeftir.     
          Birincil önleme çalışmaları olarak tanımlanan bu yaklaşımda eğitim yolu ile, madde kullanımının engellenmesine çalışılmaktadır.
En iyi korunma yolu HİÇ BAŞLAMAMAKTIR…
Bir şekilde başlanmışsa;
KURTULMAK MÜMKÜNDÜR !
         Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kişi ilgili hastanede tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam alanına geri dönebilir. Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır. Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.
HUKUKİ BOYUT
        Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmemeleridir.Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden yardım istemeye, kanunla ters düşüp cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.

                                                                                MADDE 192.
      (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. 

    Görüldüğü gibi, TCK`nın 192. maddesi özellikle madde kullanıp da bırakmak isteyen bağımlılara önemli bir adli kolaylık getirmektir.
MADDE KULLANIMI VE BAĞIMLILIĞINA HAYIR BAŞLIKLI SPOT CÜMLELER
ANNE ve BABALAR İÇİN
                             Yaşamının temellerini oluşturma sürecinde gençler,
• Güvenli ve mutlu bir yaşam için gerekli davranışları bilmeli,
• Bütüncül sağlıkları için gerekli önlemleri alabilmeli,
• Bir sorunla karşılaştıklarında çözüm üretebilmelidir.
Anne ve Babalar;
  • Uyuşturucu madde kullanan çocuğu ne kadar erken fark eder, ona yardımcı olunsanız bağımlılıktan kurtulma şansı o kadar artar.
  • Erken teşhis için çocuğunuzda şu ölçütlere dikkat ediniz:
  • Bitkinlik, dalgınlık, halsizlik
  • Sinirlilik, saldırganlık, baş dönmesi
  • Gözbebeklerinde büyüme ve sulanma
  • Gözlerde kızarıklık, donuk bakışlar
  • Burun akıntısı, kanama ve kızarıklık
  • Kusma, iştahsızlık, aşırı kilo kaybı, yüz renginin solması
  • Ağızda kuruma, vücutta kaşıntılar
  • Canlılık, enerji artışı, uzun süre uyumama
  • Sebepsiz gülmeler, ağlamalar
  • Sık sık tuvalet ihtiyacı
  • Şiddetli ağrı ve kramplar
  • Duygusal çöküntü ve mutsuzluk
  • Aşırı para harcama
  • Suç işleme eğilimi ve saldırganlık
  • Arkadaş çevresinin değişmesi
  • Aile içi ilişkilerin zayıflaması
  • Yalnız kalmayı tercih etmesi
  • Derslere olan ilgisinin azalması
  • Kendisinin veya evdeki değerli eşyaların nedensiz kaybolması
  • Bunların bazılarını çocuğunuzda gözlemlediyseniz,
HEMEN ENDİŞELENMEYİN!
Çocuğunuz ya da bir yakınınız uyuşturucu/uyarıcı madde kullanıyor olabilir.
Ancak, özellikle dikkat etmeniz gereken konular şunlardır:
  • Paniğe kapılmadan durumu gözlemleyin
  • Uzman bir hekimin bilgisine başvurun, yönlendirmeleri doğrultusunda hareket edin
  • Çocuğunuzun arkadaş çevresini inceleyip, sorunun kaynağını belirlemeye çalışın
  • Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayın, onu suçlamayın, sabırla dinleyin
  • Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın ve sevginizi ona gösterin
  • Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip güçlendirmeye çalışın, eğer boşanmış çiftlerseniz çocuğunuza destek olmak için bir araya gelin
  • Sosyal ve sportif etkinliklere katılımını teşvik edin
  • Arkadaş seçiminde titiz davranması konusunda yol gösterici olun
  • Söylediklerini ciddiye alın, kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun
  • Uyuşturucu Madde kullanan Gençler Üzerinde Yapılan Araştırma Sonuçlarına Göre
  • Madde Kullanma Nedeni Olarak;
  • Merak
  • Arkadaş çevresi
  • Fiziksel ve psikolojik sorunlar
  • Sevgisizlik ve ilgisizlik, parçalanmış aileler
  • Büyüklerine özenti
  • Ailede veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması gibi etkenler sayılabilir.
Ayrıca;
Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;
1-Parçalanmış boşanmış aileler
2-Anne ve babadan birinin kaybı
3- Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması
4- Aile içi iletişim eksikliği
5- Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı
6- Aile içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması
BAĞIMLILIKTA GENCE NASIL YAKLAŞMALI?
  •  Önyargılarınızdan sıyrılın
  •  Kişi maddenin etkisindeyse konuşma girişiminde bulunmayın
  •  Konuşmaya hazır ve sakin olduğunuzda konuyu açın
  •  Etiketlemeler kullanmayın
  •  Kendinizi onun yerine koyun, düşünce ve duygularını anlamaya çalışın
  •  Öğüt vermeyin
AİLEYE ÖNERİLER:
1-“Benim çocuğum asla yapmaz” demeyin.
2- Çocuğunuzun okulunu, okula giriş çıkış saatlerini, okulla ev arasındaki sürenin ne kadar olduğunu bilin ve takibini iyi yapın.
3- Özel eşyalarını özellikle cep telefonunu karıştırmayın, ancak cep telefonu ile kiminle konuştuğundan ve mesajlaştığından emin olun.
4-Çocuklarınızın kullandığı kelimelere dikkat edin. Örnek : chat, nick name, dalga dümen vs.
5-Çocuklarınıza her zaman sarılın ve sevginizi gösterebilen bir ebeveyn olun.
6- Evde bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını en baştan koyun ve bu konuda kararlı olun. Kuralların uygulanması kuralların iyi anlatılması ile doğru orantılıdır.
7- Çocuğunuzun alkol kullanımı konusunda hoşgörülü olmayın. Hoşgörülü olmak demek madde kullanımı kapısını aralamak demektir.
8-Bağımlı bir çocuk sahibi olmamak için önce kendi bağımlılıklarınızın farkına varın ve onları ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapın. Örnek : sigarayı bırakın.
9-Aile ortamınızda bir boşanma söz konusu ise böyle bir durumda sadece eşinizden boşanın, anne ve babalıktan boşanmayın.
10-Çocuklarınızı koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi hissettirin. Unutmayın ki yarının geleceği olan çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır ve bizim çocuklarımızdır.
BAŞVURU MERKEZLERİ
     Tedavi alanında ülkemizde alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) aşağıdaki tabloda verilmiştir. Belirtilen telefonlardan randevu alınabilmektedir.
Adana
Adana Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
0 322 324 70 10
Ankara
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM Kliniği
0 312 395 95 95
Ankara
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
0 312 310 33 33
Ankara
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
0 312 202 44 44
Antalya
AMBAUM (AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ)
0 242 249 62 73
Denizli
Denizli Devlet Hastanesi
0 258 265 34 30
Diyarbakır
Diyarbakır Devlet Hastanesi
0 412 228 54 30
Elazığ
Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
0 424 218 17 05
İstanbul
Bakırköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM
0 212 543 65 65
İstanbul
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
0 212 414 20 20
İstanbul
Özel Balıklı Rum Hastanesi
0 212 547 16 00
İstanbul
Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (AMATEM)
0 216 444 06 20
İzmir
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
0 232 412 12 12
İzmir
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
0 232 444 13 43
İzmir
Egebam(EGE ÜNİVERSİTESİ)
0 232 363 48 99
İzmir
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
0 232 243 32 08
Kayseri
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AMATEM)
0 352 336 88 84
Manisa
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
0 236 234 63 63
Samsun
Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
0 362 435 60 60